Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
SA Roportajlari/Dialoglari
08-11-2008 12:18 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #11

sedef_özlem Yazan:
Mankenlik yaparken yüzümü eskitmedim




Sedef Avcı, eşi Kıvanç Kasabalı ve ailesinden büyük destek gördüğünü söyledi.


SEDEF AVCI-KIVANÇ KASABALI FOTOĞRAFLARI

"Menekşe ile Halil" dizisiyle yıldızı parlayan Sedef Avcı, eşi Kıvanç Kasabalı ve ailesinden büyük destek gördüğünü söyledi.
Dizi yüzünden aylardır neredeyse tüm gününü sette geçiren Sedef Avcı'ya eşi Kıvanç Kasabalı büyük destek oluyor. Güzel oyuncu, buna rağmen lafı edilecek asıl desteğin kayınvalidesinden geldiğini belirtiyor: "Tabii kayınvalidemle aynı apartmanda oturuyor olmamız da çok büyük avantaj. Bunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Kayınvalideden yana çok şanslıyım yani... Ama dizi nihayete erdiğine göre evde artık yemekler benden."

"Yaprak Dökümü" uğurlu geldi

14 yaşında katıldığı modellik yarışmasından beri objektiflerle burun buruna... "Menekşe ile Halil" dizisindeki ilk başrol teklifinin ise kendisine tesadüf eseri geldiğini söylüyor. "Oyunculuk dersleri almayı düşünürken başrol teklifi gelince
’hayır’ diyemedim. Ekip de profesyonel olunca, sanırım rolün altından başarıyla kalkabildim" diyor ve ekliyor: "Hemen belirtmeliyim ki, bu dizideki başrolü ’Yaprak Dökümü’ dizisindeki küçük rolümle kaptım. O nedenle ’Yaprak Dökümü’nün uğuruna çok inanıyorum."

Laf, rakip dizi ’Yaprak Dökümü’nden açılmışken söz konusu dizide rol alan eşi Kıvanç Kasabalı ile iki kardeşi canlandırmalarına uzanıyor sohbetimiz. İnsanın hayat arkadaşı ile rol gereği kardeş olması nasıl bir duygu acaba? "Bizim için torunlarımıza anlatabileceğimiz oldukça ilginç bir hatıra oldu. Rol gereği eşimin İsviçre’den gelen kız kardeşini canlandırmamı teklif ettiler. Seve seve kabul ettim. Zaten etmeseydim ’Menekşe ile Halil’deki oyunculuk fırsatını da kaçırmış olurdum. Çünkü teklif o çekimler sırasında geldi" diyor.

Sedef Avcı modellik yıllarında tanıştığı Kıvanç Kasabalı ile mutlu bir evlilik yaşıyor. Kendisi gibi profesyonel bir manken olan eşine ilk günkü kadar aşık olduğu her halinden belli. "Bizimkisi biraz da yıldırım aşkı oldu denebilir. Katıldığım güzellik yarışmasında Kıvanç kavalyeydi. Podyumda bana denk gelmek için kuliste epey sıra atlatmış diğer kavalyelere. Ama ne yalan söyleyeyim, el ele geldiğimiz an benim de kalbim hızla çarpıyordu" diye anlatıyor büyük aşkın başlangıç anını genç oyuncu...

Eşimin bana güveni sonsuz

Sedef Avcı ve eşi Kıvanç Kasabalı, ışıltılı dünyanın en güzel çiftlerinden. Ama biz yine de güzel oyuncunun, rol arkadaşı Kıvanç Tatlıtuğ ile dizideki sahnelerinin evde eşiyle sorun yaratıp yaratmadığını merak edip soruyoruz. "Eşim bana sonsuz güvenir" diyor ve ekliyor: "Bildiğiniz gibi, eşim de oyunculuk yapıyor. İki cephede de sorun yok yani. Birbirimize sevgi kadar saygı da duyuyoruz."

Peki ya çocuk? Sedef Avcı’nın yanıtı yine hazır: "Çocukları çok seviyorum ama şimdilik düşünmüyoruz. Yaşımız henüz genç. Çocuk için erken."

Kollarım morardı

Milyonları ekran başına kilitleyen dizinin müptelaları, ilk bölümlerdeki dayak sahnelerini de hatırlarlar. "İşte o sahnelerin çekimleri sırasında kollarımda ve vücudumun bazı yerlerinde resmen çürükler ve morluklar oluştu. En gerçekçi olanı yansıtabilmek için değişik açılardan o kadar çok tekrarladık ki o çekimleri... Oyunculuk dışarıdan göründüğü kadar kolay bir meslek değil. Ben de elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Morlukların geçmesi haftalar sürdü" diye anlatıyor Sedef Avcı sette yaşadıklarını.

Kayınvalideden yana şanslıyım

Dizi yüzünden aylardır neredeyse tüm gününü sette geçiren Sedef Avcı’ya eşi Kıvanç Kasabalı çok büyük destek oluyormuş. Güzel oyuncu, buna rağmen lafı edilecek asıl desteğin kayınvalidesinden geldiğini belirtiyor: "Kayınvalideden yana çok şanslıyım yani... Ama dizi nihayete erdiğine göre evde artık yemekler benden!"

14 yaşında model oldu

14 yaşından beri spotların altında olan Sedef Avcı "Pek çok insan çocuk yaşta modelliğe başladığımı düşünüyor ama halbuki dünya standardı için çok normal bir yaşta adım attım ben mesleğe. En çok merak edilen sorulardan biri de çocukluğumu doya doya yaşayıp yaşayamadığım... Evet yaşadım. Mankenlik benim için her zaman podyumda başlayıp bitti. Diğer tüm zamanlar benimdi" diyor.

Genç ve ünlü bir kadın için oldukça sakin ve mütevazı bir hayata sahip olan Avcı, neden pek çok manken gibi magazin sayfalarında boy göstermediği sorusuna ise şöyle yanıt veriyor: "Çok erken yaşta adım attığım halde, bu sektör hiçbir zaman başımı döndürmedi. Asla magazin sayfalarında olmak gibi bir derdim olmadı. Bu da insanın aile yapısıyla alakalı sanırım. Benim ailem her zaman yanımdaydı. Ailenin tek çocuğu olduğum için daha da şanslıydım. Bir de elbette ki her şey insanın ne aradığıyla ilgili. Ben hayatımdan son derece memnunum. Mankenliği layıkıyla yaptığıma inanıyorum, şimdi aynı şeyi oyunculukta da başarmak istiyorum. Eşim de benim gibi yaşıyor. Yüzlerce kez podyuma çıktık ama işimizi yapıp indik. Ne mesleğimizi, ne de yüzümüzü yıprattık."

Röportaja oldukça sade bir makyajla gelen güzel yıldız, bakımına saatlerini ayıran bir kadın olmadığını söylüyor: "Öyle çenesine ayrı, yanaklarına ayrı krem kullananlardan değilim. Ama temizliğe çok önem veririm."




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 12:21 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #12

Menekse ve Halil Yazan:
MARIE CLAIRE:Menekşe ve Halil dizisinde sürekli kaçıyorsunuz...Kaçmak nasıl bir şey?

KIVANÇ TATLITUĞ:İnsan bir şekilde adepte oluyo tabii bu duruma.Aslında burada en çok sıkıntıyı çeken benim.

SEDEF AVCI:En çok koşan Kıvanç.Çok yoruluyor...

K.T:Şu anda çekmiş olduğumuz altıncı bölüme kadar sürekli koşan bir adam Halil.Menekşe'nin Almanya'daki ailesinden tutda buradaki babasının eski ortağına kadar.Bu kişi aynı zamanda annesinin eski eşi...Halil herkesten kaçar duruma geldi,sonra kendisinden de kaçmaya başladı;çünkü geçmişinde o kadar çok bilinmeyen var ki..Bunları yavaş yavaş yerine oturtmasına rağmen pat diye Menekşe'ye söyleyemiyor.Bu sefer o geçmişinden de kaçmak zorunda kalıyor.Anlıyacağın her şeyden kaçan bir adam.

M.C:Ve de sürekli bir paranoya halinde

K.T:Evet,benim için de zaman zaman çok zor olduğunu itiraf ediyoru burada ama izleyici tarafından seyretmesi çok güzel sahneler ve bizim için de çekmesi kesinlikle çok güzel.

M.C:Hangi açıdan zor?

K.T:Fiziksel olarak kendini hep maksimum seviyede tutmak zorundasın.O planlar seyircinin üç beş saniye seyretmiş olduğu planlar ama aksiyon sahnelerine daha bir özen gösteriliyor.Birkaç tekrara almak zorunda kalıyoruz.Aynı tempoyu da üç defadan sonra gösteremiyor insan.Göstermek zorunda kalınca da yoruluyorsun.Bu yüzden yeri geldiğinde sıkıntı yaşadım.(Gülüyor)Birçok sıkıntı yaşadım.

M.C.:Aksiyon sahnelerinde o heycanı vermek gerekiyor yoksa sıkıcı da olabilir değil mi?

S.A:E.tabii onu da yapmak için efor sarfediyorsun.

K.T:Evet,hepsini bir seviyede tutmam lazım.Bir tanesi eksik oldu mu oluyor.

M.C:Halil rolü sana tam oturdu diye düşünüyorum.

K.T:Bana da öyle gibi geliyor.

M.C:Ve birbirinize de çok yakıştınız...

K.T:Evet;iyi bir patner olduk ama bazı avantajlarımız var.Şöyle ki;ben Sedef'i aşağı yukarı altı yıldan beri tanıyorum,değil mi Sedef?Aşırı derecede bir samimiyetimiz olmadı ama birbirimizi gördügümüz zaman hani oturup konuştuğumuz çok oldu.Eskiye dönük bir tanışıklığımız olduğu için uyum sorunu hiçbir zaman yaşamadık,çabuk adepte olduk.İyi de bir partner olduğumuzu düşünüyorum.Yarışmacı arkadaşlara başarılar dileriz.(Gülüyor)


Alinti




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 12:22 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #13

Menekse ve Halil Yazan:
Röportajin üçüncü Bölümü Marie Claire Dergisindeki

--------------------------------------------------------------------------------
M.C.:Aşk birbirine dokununca daha beslenir,büyür gibi geliyor insana.

S.A:İşte dokunmayınca içte büyüyor.Harcanmıyor,harcamıyorlar o aşkı

K.TTonguelatonik olarak yaşıyorlar ki şu anda tüketilen bir aşkları yok.Hep sıfır kilometre gidiyor bu sebeple.Fiziksel olarak hiçbir temes olmadan o aşkı yansıtmaya çalışıyorlar birbirlerine.Bütün olay bundan ibaret.

M.C:Bunlar aslında toplumumuzda okuduğumuz,gördüğümüz şeyler.

K.T:Yabancı değiliz tabii,çok örneklerini gördük.Aile içi şiddet,bir genç kızın zorla başka bir kişiyle evlendirilmesi,buna babasının karar vermesi ve bu kurallar çercevesinde hayatının zindan olması...Çok şahit olduk;kaçanlar,sonu çok kötü bitenler de var,birbirlerine kavuşanlar da var.

M.C:Aslında Menekşe için olduğu kadar Halil için de sıkıntı var.

K.T:Olmaz mı?Öncelikle ortak sıkıntılar birbirlerini sevip de kavuşmamaları.Kişisel sıkıntılar olarak ise Halil'in geçmişi sırlarla kaplı.Onları çözmeye çalışıyor.Sadece Menekşe'yi alıp İstanbul'a getirmesi de sorun değil aslında.Sıkıntıların başladığı nokta İstanbul çünkü annesinin ölümü,avukatının ölümü,geçmişindeki bazı soru işaretleri,hepsi teker teker çıkıyor ortaya,dökülmeye başlıyor.Hepsiyle nasıl uğraşıyorlar ben de bilmiyorum.

M.C:Bu dizi sosyal yaralara da parmak basıyor,bir şeyler öğretiyor.Hala böyle sorunlar yaşanan bir ülkede bu çok önemli.

K.T:Bizim gösterdiğimiz madalyonun diğer yüzü.Böyle yaşayan insanlar da var.Yazılı ve görsel basından insanların gözüne mutlaka çarpmıştır;bu yurtdışında da var,metropol dediğimiz büyük kentlerde de var şehrin göbeginde.Böyle yaşayan insanlar var malesef.Bu da madalyonun diğer yüzü.

M.C: Peki nasıl bir ikili oldunuz?Birbirinize oyun vermek konusunda nasılsınız?


K.T:Karşılıklı oynadığımız sahnelerde oyun vermek durumundasınız zaten.

S.A:Yoksa duvarın karşısına geçip de oynamak gibi bir şey oluyor.

M.C:İnsanlar aynı dizide oynamaya başladığı anda isimleri çıkıyor.Sedef evli.Nasıl bir tutumunuz olacak?

K.T:Valla bundan önce gülüyorduk,bundan sonra da gülmeye devam edeceğiz.Yapacak bir şey yok.

M.C:Zaten aslında oyunculuk dediğin şey orada bir hayali gerçekleştirmek,kurgulamak.

K.TBig Grinemek ki yaptığımız iş inandırıcı.İnsanlar tarafından yaptığımız işin beğenilmesi,inanılması güzel bir şey.Bir bakıma böyle haberlerin çıkması da...Sadece gülmekle kalıyorsun ama insanlar inanıyorlar ki böyle şeyler yazıyorlarsa.Bu da bizim işimizi iyi yaptığımız anlamına geliyor çünkü profesyonel bir iş yapıyoruz.Patneriniz...Böyle bir yakıştırma yapıyorlarsa güler geçeriz ama demek ki iyi bir iş ortaya çıkartıyoruz ki böyle saçma sapan şeyler çıkartıyorlar.

M.C:Bir oyuncu olarak yaptığınız işten tatmin oluyor musunuz?Tüm varlığımızla şu sıralar iyi misiniz?

K.T:Öncelikle ona ben karar vermek istemiyorum çünkü tüketime dayalı bir iş yapıyoruz ve arzu edildiği sürece,talep edildiği sürece siz varsınızdır.Ekibe de sormak lazım.

S.A:Evet;onlara sormak lazım...

K.T:Şu ana kadar gelen tepkiler olumlu.Takip ediyorlar,sevdiklerini söylüyorlar.Biz de bunları duyduğumuz zaman daha da motive oluyoruz işimize.

Alinti




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 12:23 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #14

xanax Yazan:
“Menekşe ve Halil” dizisinin genç yıldızı Sedef Avcı “Güzellik büyük avantajdır ama iyi rol yapamıyorsan, güzelliğin beş para etmez” diyor.


Kıvanç Tatlıtuğ ile başrollerini paylaştığı Menekşe ve Halil dizisindeki performansıyla dikkat çeken Sedef Avcı, 'Bir manken daha oyuncu çıktı' diyenlere iddialı bir cevap verdi..

'Tepkiler kadar taktir de alıyorum.' diyen güzeloyuncu 'Dış görünüş avantajdır. Ancak büyük sorumluluk ister. Benim için nasıl göründüğüm hiç önemli değil. Şu anda hiç bakmıyorum bile aynaya... Halk ekranda güzel insanlar görmek istiyor ama iyi rol yapamazsan güzelliğin bir şey ifade etmez.' dedi..

Mankenlikte olduğu gibi kamera karşısında askılık görevi yapmadığını dile getiren Avcı, 'Orada Menekşe'yim. Oram güzel olmuş, buram çirkin çıkmış hiç önemli değil. O an bana nasıl olmamı, ne yapmam gerektiğini söylesinler hemen onu yaparım. ' şeklinde konuştu.




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 12:25 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #15

TuRKisHxLaDy Yazan:
08.03.2008 11:05:18

MENEKŞE MANKENLERE ÇATTI!..
"Menekşe ile Halil" dizisinin başrol oyuncusu Sedef Avcı, daha podyuma adım bile atmadan "mankenim" diye dolaşmaya başlayanlarla ilgili sert konuştu: "Günümüzde bir sürü kişi ortaya 'mankenim' diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, herhangi bir defilede karşılaşmadığım kişiler bunlar. İster istemez 'Sen modelsen biz ne yapıyoruz?' diye soruyorsun. İnsanları bu meslekten soğutuyorlar."

n Elite Model Look yarışmasını kazanmadan önce nasıl biriydiniz? Nelerle ilgilenirdiniz?
- İlkokula gitmeden önce baleye başladım. Ailemin beni gönderdiği bir aktiviteydi. Gelişimde büyük etkisi oldu. Ortaokul döneminde de babam iç mimar olduğu için ben de iç mimar olmak istiyordum. O dönem Elite Model Look yarışmasına girmiştim ve birinci oldum. O dönem okuluma daha çok ağırlık verdim.
n Kariyerinizde iki tane güzellik yarışması olmasının nedeni nedir?
- Lise bittikten sonra Miss Turkey yarışmasına girdim. Çünkü Türkiye’de eğer sansasyonel bir hayatınız yoksa ve medya önünde değilseniz ne kadar iyi olursanız olun unutuluyorsunuz. Dolayısıyla o dönemde daha önceden yarışmayı kazansam dahi, işi yapmadığım için insanlar beni unuttu. O yüzden tekrar yarışmaya girdim. Yarışmaya girme nedenim kendimi hatırlatmaktı.
n Ailenizin seçtiğiniz mesleğe yaklaşımı nasıl oldu?
- Ailem her zaman destek oldu. Elite Model Look’u kazandığımda 15 yaşındaydım.
Tesadüfen oyuncu oldum
n Daha önce reklam filmlerinde de oynuyordunuz, dizi teklifi ilk nasıl geldi?
- Tesadüf oldu. "Böyle mi Olacaktı" dizisi bir akrabamın evinde çekiliyordu. Ben de onlara akraba ziyaretine gitmiştim ve evde set vardı. Orada beni görüp görüşmeye çağırdılar.
n ’Menekşe ile Halil’ dizisine nasıl seçildiniz?
- "Yanık Koza" dizisi bittikten sonra Mahşer-i Cümbüş ekibinden Dilek Çelebi’den ders aldım. 3-4 ay onlarla çalıştıktan sonra "Yaprak Dökümü"nde bir iki bölüm oynadım. O da tesadüftü. Çünkü "Yanık Koza"nın yönetmeni "Yaprak Dökümü"nün de yönetmeniydi. Oradaki Cem rolünü eşim (Kıvanç Kasabalı) oynadığı için sık sık sete gidip geliyordum. Cem’in kız kardeşi rolünü ben oynayayım dedim öylesine ve bir bölüm ben oynadım. Ondan sonra tekrar onlarla görüştüm ve şu anki "Menekşe ile Halil" dizisi oldu.
n Sokaktaki vatandaş diziden sonra size nasıl tepki veriyor?
- Bana acıyorlar. Sürekli şiddet gördüğüm için, "Yeter artık ağlama, söyle onlara dövmesinler seni, öldüreceğiz o Mustafa’yı" diyorlar. "Ne zaman Halil sana dokunacak, böyle aşk mı olur" diyorlar. Ama sonuçta dizinin sloganı, "Kavuşmak için ayrılmayı göze alır mısın" olduğu için daha çekilecek dertler.
n Siz böyle bir durumu göze alır mıydınız?
- Konuşmak kolay ama nihayetinde "Menekşe ile Halil"in aşkı çok uç bir aşk. Ben artık böyle bir aşk görmüyorum, siz görüyor musunuz? Keşke herkes öyle derin ve tutkulu yaşasa her şeyi. Öyle bir durumda ben de göze alırım, öyle hisseden herkes alır. Mutlu olacağına inanıyorsan alırsın.
n Setin yorucu olması gündelik hayatınıza nasıl etki ediyor?
- Eve ve kendime çok fazla zaman ayıramıyorum. Vakit buldukça dinleniyorum. Evcimen bir insanım. Eşimle vakit geçiririm, DVD izlerim. Çok kitap okurum. Arkadaşlarıma gidemiyorsam onlar bana gelsin, yemek yapayım. Bunlardan keyif alıyorum.
n Ekranda eşiniz sizi izlerken örneğin şiddet içeren sahnelerde nasıl tepki veriyor? İzleyebiliyor mu?
- Ne yapsın, izliyor. O sahneleri çektikten sonra eve gidince barut gibi oluyorum ve ona patlıyorum. O kadar yorgun oluyorum ki dokunsa ağlayacağım. "Böyle böyle oldu, dokunma bana çok sinirim bozuk" diyebiliyorum. O da, "Eve taşıma ama, dizi bu canım bu kadar inandırıcı olmasına gerek yok" diyor. İzlerken senaryoyu okuduğu için biliyor ama üzülüyor ne yapsın. "Ben burada senin saçını çeksem ciyak ciyak bağırırsın, orada hiç sesin çıkmıyor" deyip dalga geçiyor.
n Setlerdeki ilk izinlerde neler yapmayı seviyorsunuz?
- Beyoğlu’nu seviyoruz. Bu aralar çok kalabalık olduğu için çok çıkamıyoruz. Sahil kenarına gidip balık yiyoruz. Beden olarak ikimiz de çok yorgun olduğumuz için sakin şeyler yapmayı tercih ediyoruz. Kalabalıkta, yüksek seste bir şeyler yapmak daraltıyor. İki gün izin olduğu zaman Şile’ye ya da Ağva’ya gidiyoruz. İşimiz tabii ki ön planda ama arada kendimize de ödül vermezsek yaşamanın anlamı yok.
n Bir röportajınızda eşiniz de siz de Türkiye’de modelliğin öldürüldüğünü söylediniz...
- Bazı modellerin adını benim modellik yaptığım dönemdeki gibi çok az kişi bilir ama onlar Türkiye’nin en iyi modelleridir. Şimdi bir sürü kişi ortaya ’mankenim’ diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, bir defilede karşılaşmadığım insanlar bunlar. "Allah Allah, nerede yapıyorsun, nasıl yapıyorsun, biz niye görmüyoruz, sen modelsen biz ne yapıyoruz" diyorsun. Dolayısıyla insanları soğutuyorlar. Yine de büyük modacıların büyük defilelerinde fırsat buldukça yer almaya çalışıyorum.
n Mankenliği de ucuzlaştırdılar galiba...
- Gördüğünüz isimlerin zaten yüzde 90’ını iyi firmaların ya da modacıların defilelerinde göremezsiniz. Çünkü onlar da o kişilerle çalışmayı tercih etmezler. Durum böyle olunca "Manken yurtdışından gelsin, en azından sansasyonel bir durum yok, Avrupai de duruyor, onunla çalışalım" diyorlar. (Röportaj: Sinem Vural)
(aLinTi)




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 12:41 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #16

kelebek Yazan:
Menekşe`nin de güleceği zamanları bekliyorum
"Bakmayın sakin olduğuma, sessiz atın çiftesi sert olur." Bu cümle `Menekşe ile Halil` dizisinin Menekşe`si Sedef Avcı`ya ait.

Dizinin başladığı günden bu yana, bir o yana bir bu yana itilen, hatta tecavüze uğrayan Menekşe `den yani Avcı `dan belki de böyle bir çıkış beklemek şaşırtıcı. Avcı , normal hayatta da sessizliğiyle tanınıyor. Ancak, "Gerçek hayatta da sakin misiniz?" sorusuna cevabı pek yumuşak olmuyor: "Bakmayın sessiz olduğuma, sessiz atın çiftesi sert olur." Sedef Avcı ile `Menekşe ile Halil `in 25. bölüm için Maçka `da verilen yorgunluk yemeğinde bir araya geldik. Geceye yapımcı, hikayenin yazarı Elif Şafak , Referans Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can , yayıncı kuruluş Kanal D çalışanları, oyuncular, teknik ekip ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Söz dönüp dolaşıp Avcı `nın dizide çektiği acıya geldi. Doğrusu çektiği çilenin ne zaman biteceğini kendisi de merak ediyor. Senaryo yazarı Elif Şafak `a göz ucuyla bakarak "İnşallah bizim de güleceğimiz zamanlar olur. Kavuşmayan bir aşk hikayesi bizimkisi. Tam mutlu olduğunuzu düşündüğünüz zaman arkadan bıçaklanıyorsunuz. Bildiğim kadarıyla kısa vadede bir mutluluk görünmüyor dizide." diyor.
`Dizide yaşadıklarımdan etkileniyorum`
Cumartesi günü ekrana gelen son bölümünde Menekşe `nin tecavüze uğraması, izleyenler kadar kendisini de etkilemiş. "Gerçekten başıma geliyormuş kadar etkilendim. Korkunç ve ürkütücü. İnandırıcı olması için de elimizden geleni yapıyoruz . Sonuçta biz rol yapıyoruz; ama mutlaka bunları yaşayanlar vardır diye düşünüyorum. Zaten bizim amacımız da bunları gösterip, olmamasını sağlamak."diyor. Her ne kadar şiddete maruz kalan bir kadını oynasa da kadın kuruluş ve örgütlerinden kimse aramamış Sedef Avcı `yı. Oysa çevresinden `bizim mahallede benzer bir olay yaşanmıştı` türünden çok duyum almış. Bu konuda oldukça da iyimser: "Belki kanalı ya da şirketi arayanlar olmuştur. Birkaç kişiye doğruyu gösterebiliyorsak ne mutlu." Kanal D `de cumartesi günleri ekrana gelen `Menekşe ile Halil `de, Berlin `de başlayıp İstanbul `a sürüklenen imkansız bir aşkın hikayesi anlatılıyor


arkadaşlar araştırdım ama bulamadım böle bişey inş. yoktur.




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 01:12 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #17

ela Yazan:
Kıvanç Tatlıtuğ 25, Sedef Avcı 26 yaşında. İkisi de genç, ikisi de güzel. Hem de inanılmaz ağırbaşlılar. Lafı ağızlarından kerpetenle almak gerekiyor, Halil ve Menekşe’nin... Diziyi izleyen herkes daha ilk bölümde salya sümük ağlamış. Oysa Menekşe’nin gerçek hayatta mutlu bir evliliği var. Gerek saçları, gerekse gözleriyle aynı kanaldaki rakibi Şehrazat’a benziyor

Her manken eninde sonunda oyuncu mu olmak zorunda?” sorusuyla balıklama dalıyorum röportaja... (Zaten Kıvanç Tatlıtuğ, tamı tamına 1 saat 8 dakika bizi bekletmiş!) İlk konuşmaya başlayan Sedef Avcı oluyor: “1997’den bu yana mankenlik yapıyorum. Ama ben sürekli etrafta görünen mankenlerden değilim. Sadece saygın modacıların işlerinde yer aldım. Sonra reklam filmlerinde oynamaya başladım. Ve ardından dizi teklifleri geldi. Mankenlikten keyif alıyorum. Ama aynı zamanda oyunculuktan da keyif alıyorum. Çünkü gerçek hayatta dışa dönük ve rahat bir insan değilim. Oyunculuk yaparken normal hayatımda olmadığım kadar rahat hissediyorum.”

Kıvanç Tatlıtuğ’un oyunculukla olan hikayesi ise çocukluk yıllarına dayanıyormuş. İlkokulda çocuk oyunlarıyla başlamış bu işe. “Aslında ben de Sedef gibiyim. Utangaç bir yapıya sahibim ve kendimi en çok sahnede özgür hissediyorum. Birçok işi aynı anda yapmak da çok hoşuma gidiyor. Hem okuyorum, hem oynuyorum, hem de podyumdayım” diyor.

Dizide birbirine dokunmadan yaşanan bir aşkı anlatıyorsunuz. Sizce ten tene değmeden aşk yaşanabilir mi?
S.A: Hayatımda dizi dışında böyle bir şeye şahit olmadım. Ben zaten evliyim ve böyle bir aşk yaşamama gerek yok. Ama sevdiği kırılacak diye dokunamamak çok ibret verici bir aşk.
K.T: Ben de dizi dışında böyle bir şey görmedim ama aşkın yaşanması için tenin tene değmesi gerekmiyor. Günün birinde biraraya gelme umudu olsa aşkıma dokunmam, beklerim.

Sedef Hanım sizi Bergüzar Korel’e benzetiyorlar...

S.A: Bunu çok sık duyuyorum. Hatta yolda Şehrazat diye çevirip konuşanlar oluyor. Ancak ikimizin de çıkış dönemleri farklı. Ona benzemeye çalıştığımı düşünenler olabilir. Binbir Gece tuttu diye ona benzeyen bir iş yaptığımızı da düşünebilirler. Ama ben kaç senedir bu işi yapıyorum ve ben de saçımı tepeden topluyorum. Herkes birbirine benzeyebilir. Ne yapabilirim.

Rahatsız olmuyor musunuz?

S.A: Hayır ama şimdi saçımı toplayamıyorum. Aslında bence de birbirimize benziyoruz. Onun gibi güzel ve başarılı bir kadına benzemekten rahatsız değilim. Yeter ki dozunda olsun.

İkinizde çok gençsiziniz. Her adımınıza dikkat etmek zorunda olmak sıkıcı değil mi?

S.A: Ben zaten evcimenimdir. Evimde vakit geçirmekten acayip zevk alıyorum. Film izlemek ve kitap okumak en sevdiğim şey. İşlerin yoğunluğundan kitap okumayı özledim. Eşimle, arkadaşlarımla sohbet etmeyi ve yemek yapmayı çok seviyorum.
K.T: Kendimi en huzurlu hissettiğim yer evim. Zaten orada yapacak çok iş var. Çok geniş bir sinema arşivim var ve sürekli film izliyorum. Onun dışında model uçak hobim var ve birkaç tane uçağım var. Bütün parçalarını siz yapıyorsunuz ve takıyorsunuz. Benzinle çalışıyor, uçuruyorsunuz ve indiriyorsunuz. Çok keyifli bir şey. Ayrıca spor da yapıyorum.

Şöhret ve evliliğin birarada yürümediği söylenir... Zor olmuyor mu evden sete, setten eve?

S.A: O kiminle evli olduğuna bağlı. Benim için hiç zor değil.
K.T: Bir taraftan okulum, diğer yandan iş var. Herkesin aşka ihtiyacı var ve bende o duygu eksik. Ne zaman karşıma çıkar, bilmiyorum. Çünkü aşk pazardan domates almaya benzemiyor.

Kıvanç Bey yine evli bir kadınla başrol oynuyorsunuz. Çıkacak aşk dedikodularına gardınızı aldınız mı?

K.T: Ben çıkan haberlere gülüyorum. Stresli bir iş yapıyoruz ve yoğun çalışıyoruz. Arada bir gülmek lazım. Böyle haberler insanları güldürüyor. Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Profesyonel bir iş. Birlikte çalışıyoruz ve arkadaşız.
nRolünüze kendinizi kaptırdığınız, dışarıda da aynı Menekşe gibi baktığınız oluyor mu mesela?
S.A: Evet, ilk bölümün o kadar etkisinde kalmışım ki hâlâ Menekşe gibi baktığım söylenebilir. Bazen oynadığım rolden çıkamıyorum.




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 01:19 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #18

menekşeilehalil Yazan:
Menekşe ile Halil gibi tutkulu aşklar artık yok
Sedef Avcı, daha podyuma adım bile atmadan "mankenim" diye dolaşmaya başlayanlara fena çattı.
Menekşe ile Halil" dizisinin başrol oyuncusu Sedef Avcı, daha podyuma adım bile atmadan "mankenim" diye dolaşmaya başlayanlara fena çattı: "Günümüzde bir sürü kişi ortaya 'mankenim' diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, herhangi bir defilede karşılaşmadığım kişiler bunlar. İster istemez 'Sen modelsen biz ne yapıyoruz?' diye soruyorsun. İnsanları bu meslekten soğutuyorlar."

Elite Model Look yarışmasını kazanmadan önce nasıl biriydiniz? Nelerle ilgilenirdiniz?

- İlkokula gitmeden önce baleye başladım. Ailemin beni gönderdiği bir aktiviteydi. Gelişimde büyük etkisi oldu. Ortaokul döneminde de babam iç mimar olduğu için ben de iç mimar olmak istiyordum. O dönem Elite Model Look yarışmasına girmiştim ve birinci oldum. O dönem okuluma daha çok ağırlık verdim.

Kariyerinizde iki tane güzellik yarışması olmasının nedeni nedir?

- Lise bittikten sonra Miss Turkey yarışmasına girdim. Çünkü Türkiye’de eğer sansasyonel bir hayatınız yoksa ve medya önünde değilseniz ne kadar iyi olursanız olun unutuluyorsunuz. Dolayısıyla o dönemde daha önceden yarışmayı kazansam dahi, işi yapmadığım için insanlar beni unuttu. O yüzden tekrar yarışmaya girdim. Yarışmaya girme nedenim kendimi hatırlatmaktı.

Ailenizin seçtiğiniz mesleğe yaklaşımı nasıl oldu?

- Ailem her zaman destek oldu. Elite Model Look’u kazandığımda 15 yaşındaydım.

Tesadüfen oyuncu oldum

Daha önce reklam filmlerinde de oynuyordunuz, dizi teklifi ilk nasıl geldi?

- Tesadüf oldu. "Böyle mi Olacaktı" dizisi bir akrabamın evinde çekiliyordu. Ben de onlara akraba ziyaretine gitmiştim ve evde set vardı. Orada beni görüp görüşmeye çağırdılar.

’Menekşe ile Halil’ dizisine nasıl seçildiniz?
- "Yanık Koza" dizisi bittikten sonra Mahşer-i Cümbüş ekibinden Dilek Çelebi’den ders aldım. 3-4 ay onlarla çalıştıktan sonra "Yaprak Dökümü"nde bir iki bölüm oynadım. O da tesadüftü. Çünkü "Yanık Koza"nın yönetmeni "Yaprak Dökümü"nün de yönetmeniydi. Oradaki Cem rolünü eşim (Kıvanç Kasabalı) oynadığı için sık sık sete gidip geliyordum. Cem’in kız kardeşi rolünü ben oynayayım dedim öylesine ve bir bölüm ben oynadım. Ondan sonra tekrar onlarla görüştüm ve şu anki "Menekşe ile Halil" dizisi oldu.

Sokaktaki vatandaş diziden sonra size nasıl tepki veriyor?

- Bana acıyorlar. Sürekli şiddet gördüğüm için, "Yeter artık ağlama, söyle onlara dövmesinler seni, öldüreceğiz o Mustafa’yı" diyorlar. "Ne zaman Halil sana dokunacak, böyle aşk mı olur" diyorlar. Ama sonuçta dizinin sloganı, "Kavuşmak için ayrılmayı göze alır mısın" olduğu için daha çekilecek dertler.

Siz böyle bir durumu göze alır mıydınız?

- Konuşmak kolay ama nihayetinde "Menekşe ile Halil"in aşkı çok uç bir aşk. Ben artık böyle bir aşk görmüyorum, siz görüyor musunuz? Keşke herkes öyle derin ve tutkulu yaşasa her şeyi. Öyle bir durumda ben de göze alırım, öyle hisseden herkes alır. Mutlu olacağına inanıyorsan alırsın.

Setin yorucu olması gündelik hayatınıza nasıl etki ediyor?

- Eve ve kendime çok fazla zaman ayıramıyorum. Vakit buldukça dinleniyorum. Evcimen bir insanım. Eşimle vakit geçiririm, DVD izlerim. Çok kitap okurum. Arkadaşlarıma gidemiyorsam onlar bana gelsin, yemek yapayım. Bunlardan keyif alıyorum.

Ekranda eşiniz sizi izlerken örneğin şiddet içeren sahnelerde nasıl tepki veriyor? İzleyebiliyor mu?

- Ne yapsın, izliyor. O sahneleri çektikten sonra eve gidince barut gibi oluyorum ve ona patlıyorum. O kadar yorgun oluyorum ki dokunsa ağlayacağım. "Böyle böyle oldu, dokunma bana çok sinirim bozuk" diyebiliyorum. O da, "Eve taşıma ama, dizi bu canım bu kadar inandırıcı olmasına gerek yok" diyor. İzlerken senaryoyu okuduğu için biliyor ama üzülüyor ne yapsın. "Ben burada senin saçını çeksem ciyak ciyak bağırırsın, orada hiç sesin çıkmıyor" deyip dalga geçiyor.

Setlerdeki ilk izinlerde neler yapmayı seviyorsunuz?

- Beyoğlu’nu seviyoruz. Bu aralar çok kalabalık olduğu için çok çıkamıyoruz. Sahil kenarına gidip balık yiyoruz. Beden olarak ikimiz de çok yorgun olduğumuz için sakin şeyler yapmayı tercih ediyoruz. Kalabalıkta, yüksek seste bir şeyler yapmak daraltıyor. İki gün izin olduğu zaman Şile’ye ya da Ağva’ya gidiyoruz. İşimiz tabii ki ön planda ama arada kendimize de ödül vermezsek yaşamanın anlamı yok.

Film vizyonda

2008’e "Hayattan Korkma" filmiyle girdiniz...

Filmimiz 7 Mart’ta gösterime girdi. Film, diziden çok farklı. Televizyon ekranı büyüleyici ama sinema perdesi beni korkutuyor. Orada kaçarınız yok. Günahıyla sevabıyla oradasınız. Geçen yıl haziran ayında çekimler tamamlandı. Benim ilk sinema deneyimim ve karşımda Zeki Alasya, Tarık Pabuççuoğlu, Zeynep Eronat, Hakan Boyav gibi çok önemli isimler oynuyor. Zaten elin ayağın titriyor. Çocukken filmlerini izlediğin Zeki Alasya’yla oynarken nasıl heyecanlanmazsın ki... Film çekimleri de çok güzeldi. Onların anılarını da dinledim. Bu fırsat belki bir daha gelmezdi.

Onlar modelse biz neyiz

Bir röportajınızda eşiniz de siz de Türkiye’de modelliğin öldürüldüğünü söylediniz...

- Bazı modellerin adını benim modellik yaptığım dönemdeki gibi çok az kişi bilir ama onlar Türkiye’nin en iyi modelleridir. Şimdi bir sürü kişi ortaya ’mankenim’ diye çıkıyor. Hayatımda görmediğim, duymadığım, bir defilede karşılaşmadığım insanlar bunlar. "Allah Allah, nerede yapıyorsun, nasıl yapıyorsun, biz niye görmüyoruz, sen modelsen biz ne yapıyoruz" diyorsun. Dolayısıyla insanları soğutuyorlar. Yine de büyük modacıların büyük defilelerinde fırsat buldukça yer almaya çalışıyorum.

Mankenliği de ucuzlaştırdılar galiba...

- Gördüğünüz isimlerin zaten yüzde 90’ını iyi firmaların ya da modacıların defilelerinde göremezsiniz. Çünkü onlar da o kişilerle çalışmayı tercih etmezler. Durum böyle olunca "Manken yurtdışından gelsin, en azından sansasyonel bir durum yok, Avrupai de duruyor, onunla çalışalım" diyorlar.




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-11-2008 01:36 AM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
sedef_özlem
~Muzurella~
Moderatörler

Mesajlar: 4,615
Grup: Moderatörler
Katılım: Oct 2007
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 111
Mesaj: #19

cidosh Yazan:
Menekşe için hırs yaptım
İLKNUR TAŞ
‘Menekşe ve Halil’de zor bir karakteri canlandırdığını söyleyen Sedef Avcı “Oldukça ağır bir roldü benim için. İpek Bilgin bana çok yardımcı oldu” diyor

15 yaşında katıldığı Elite Model Look yarışmasında birinci seçildikten sonra podyum dünyasına adım atan Sedef Avcı, oynadığı reklam filmleri sayesinde TV dünyasına merhaba dedi. İlk olarak “Böyle mi Olacaktı” dizisiyle kamera karşısına geçen ardından “Yanık Koza” dizisinde oynayan Sedef Avcı, “Menekşe ile Halil”deki ilk başrolüyle dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Oynadığı Menekşe karakteriyle kendini kanıtladığını söyleyen Avcı, bundan sonra omuzlarına daha ağır bir sorumluluk yüklendiğini belirtti.

Yayınlandığı gün reytinglerde ilk sırayı alan “Menekşe ile Halil”in finali yaklaştı. Bu kadar ilgi gören bir dizi neden TV’ye erken veda ediyor?
Projeye başlarken en baştan beri hikâyenin bir sezon devam edeceği düşünülüyordu. Bu nedenle ben tadında biteceğini düşünüyorum. Fazla uzadığı zaman hikâye farklı yerlere gidebiliyor. Uzadıkça insanlar hikâyeden sıkılıyorlar. Aşağı yukarı zaten dizinin sonu herkes tarafından tahmin ediliyor. O nedenle daha fazla uzatmaya gerek olmadığını düşündük. Güzel bitsin, insanların damağında tadı kalsın istedik.

Dizi başladığı günden beri sürekli ağlıyorsunuz. O sahneler sizi nasıl etkiledi, zorlandınız mı?
Tabii ki zorlandım. En baştan beri meseleyi içselleştirmek önemli olan. Kendinizi o karaktere ne kadar yakın ve derin hissederseniz, onun yaşadığı şeyleri sizin başınıza gelmiş gibi düşünürseniz ağlamak daha kolay oluyor. Zaman zaman zorlandığım anlar oldu tabii ki ama gün geçtikçe karaktere büründüm ve daha rahatladım. Artık son zamanlarda otomatikman ağlamaya başlıyordum.

15 yaşında Elite Model Look yarışmasına katıldınız. O yaşta böyle bir yarışmaya girme cesaretini nereden buldunuz?
Aslında benim manken olayım gibi bir idealim hiç olmadı. Tamamen spontane gelişen bir durum oldu. Arkadaşımla beraber dergiye bakarken orada ilanı gördük. Girsek mi diye düşünüp arkadaşımın ısrarı üzerine fotoğraflarımı yolladım. Kesinlikle model olacağım, podyumda yürüyeceğim gibi bir düşüncem hiç yoktu. Yarışmaya katıldım ve beklemediğim bir şekilde birinci oldum. Çünkü normalde içine kapanık biriyimdir. Annem bile fotoğrafımı çekerken sıkılırdım

Şimdi objektif ve kamera karşısında çok iyisiniz ama...
Evet zamanla alıştım. Hatta annem şimdi beni dergilerde, gazetelerde ve televizyonlarda görünce çok şaşırıyor. Benimle “Ne oldu bana poz verirken çekme yeter diyordun” diye dalga geçiyor.

Oyunculuk maceranız nasıl başladı?
Elite Model seçildikten sonra reklam filmlerinde rol aldım. Oyunculukta beklemediğim bir anda girdi hayatıma. 19 yaşında “Böyle mi Olacaktı” dizisinden ayrılan bir karakterin yerine oynamaya başladım. Dizide oturmuş, insanların alıştığı bir yüzün yerine girip o karakteri canlandırmak beni oldukça zorladı. İlk dizi deneyimim olduğu için zorlandım.

Daha sonra oyunculukla ilgili eğitim aldınız mı?
O zaman üniversiteyi okuyordum. Hem okul, hem set ikisi bir arada gidiyordu. O sırada oyunculukla ilgili bir eğitim almaya zamanım yoktu. Ardından üniversite bittikten sonra “Yanık Koza” dizisine başladım. Onun çekimleride Bursa’da olduğum için yine ders almaya fırsatım olmadı. Dizi bitince Mahşeri Cümbüş ekibinden Dilek Çelebi’den ders almaya başladım. Üç ay kadar doğaçlama oyunculuk üzerine ders aldım. “Menekşe ile Halil”e başlamadan önce ise bir süre İpek Bilgin ile çalıştık.

İlk kez bir dizide başrol oynadınız. Başlarken bir tedirginlik yaşadınız mı?
İlk başrolüm ve zor bir karakter. Menekşe karakterinin başına bir sürü şey geliyor. Oldukça ağır bir roldü benim için. Hırs yaptım ve “üstesinden geleceğim” dedim. İpek Bilgin bana Menekşe karakterini çıkarmamda çok yardımcı oldu. Rol yapma üzerine değil, hissetmek üzerine çalıştırdı beni. Dizinin başındaki dayak sahnesi için beni çok çalıştırdı. En başta dayak sahnesi şakayla karışık başladı ancak daha sonra gerçek ağlamaya ve sinir bozukluğuna dönüştü. Tekrarların ardından ciddi anlamda sinirlerim bozuldu.

Son bölümlerdeki tecavüz ve intihar sahneleri sizi nasıl etkiledi?
Tabii ki bir kadın için zor bir durum. Psikolojik olarak tabii ki etkileniyorsu-nuz ama daha çok hüzünleniyorsunuz. Senaryoyu okuyunca gözlerim doldu. Eşim de rol yaptığımı bildiği halde o sahneleri izlerken çok üzülmüş ve ağlamaklı olmuş.

Dizide Halil’in Menekşe’ye olan aşkı insanları çok etkiliyor. Gerçekten böyle bir aşkın olacağına inanıyor musunuz?İmkânsızlıklar üzerine kurulu bir aşk. Halil ile Menekşe çok zor koşullarda beraber olmaya çalıştılar. Menekşe zorla evlendiriliyor, İstanbul’a kaçıyor. Halil aşkı için onun peşinden geliyor. Abisi onu öldürmek istiyor. Halil’le evleniyor ama eski kocası ona tecavüz ediyor. Bir kadının başına gelebilecek en kötü olay olsa gerek. Bu tarz olaylar belki daha kötüleri gerçek hayatta yaşanıyor. Ama Halil’in aşkı gerçekten alkışlanmaya değer. Hepimiz âşık olup, aşkı yaşıyoruz ama bu kadar derin ve olumsuzluklara rağmen savaşan başka bir erkek var mı bilmiyorum. Varsa heykeli dikilmeli (Gülüyor).

Duru bir güzelliğiniz olduğu söyleniyor. Siz bu yönde ne gibi eleştiriler alıyorsunuz?
Evet öyle söyleniyor ama ben bunun için özel bir şey yapmıyorum. Görüntümle ilgili duru ve masum deniyor. Bu o kadar çok deniyor ki bazen sıkılıyorum. Menekşe’nin yapısına biraz yakın bir kişiliğe sahibim. Çok sakin, abartıyı sevmeyen biriyim.

Eşimle aynı projede yer almak istemem[u]

Eşiniz Kıvanç Kasabalı’da ‘Yaprak Dökümü’ dizisinde oynuyor. Hangi arada görüşüyorsunuz?
Benim boş zamanımda, onun çekimi oluyor, onun boş zamanında benim çekimim oluyor. Bir şekilde denk getirmeye çalışıyoruz. Ayrı olmak da güzel, özlüyoruz birbirimizi. Dizilerimiz ayrı günlerde yayınlandığı için reyting savaşımız olmuyor. Zaten onların reytingleri çok yüksek.

Bu camiada evlilik kararı almak ve onu sürdürmek çok zor. Sizin mutlu evliliğinizin sırrı nedir?
Üç yıldır evliyiz. Kıvanç 33 yaşında ama herkes onu daha küçük sanıyor. Evliliğimizde saygı, sevgi ve huzur ön planda. Hiçbir zaman birbirimizi kısıtlamıyoruz. Her şeyi konuşarak halletmeye çalışıyoruz. Sonuçta ikimiz de ayrı birer bireyiz ve farklı ortamlarda büyümüşüz. Anlaşmak gerçekten çok zor. Dengeyi kurmak önemli.

Eşinizle birlikte oynamanız için dizi teklifleri geliyor mu?
Bugüne kadar gelmedi öyle bir teklif. Ama zaten gelse de kabul edeceğimizi sanmıyorum. Farklı yerlerde olmak çok daha güzel. İş anlamında ayrı olursak birbirimize anlatacak şeylerimiz oluyor. Fazla beraber olup, zaman geçirmek tehlikeli olabiliyor.

Modellik devam edecek mi?
Çok özel defilelere çıkıyorum. İki işi bir arada yapmak istemiyorum. Bir işe kanalize olmak istiyorum.




Forum kuralları

pc bozuk=(
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

08-25-2008 10:05 PM
Cvp: Sedef Avci Roportajlari/Dialoglari
Songulum
°Co Admin°
Co Admin

Mesajlar: 5,616
Grup: Co Admin
Katılım: Mar 2008
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 138
Mesaj: #20

Lafoloji
ÇÇ "Herkes yaşına göre giyinsin, yaşının güzeli olsun. 20 yaşındayken barın tepesine çıkıp dans ediyordum ama 45 yaşında bunu yapan bir kadın çok komik durabilir." -Hande Ataizi

"Bir ilişkide çok şey ararsanız, hiçbir şey bulamazsınız. Gökçe (Bahadır) ile ben ilişkimizi fedakarlık ve hoşgörüyle ayakta tutuyoruz." -Ali Sunal

"İyi mi, kötü mü bilmiyorum ama Tan'la (Sağtürk) çok sürprizli bir ilişki yaşamıyoruz. Birbirimizin hayatına girmemiz zaten büyük sürprizdi." -Bergüzar Korel

"Beşinci kez evleniyorum ama ilk kez ailece beni annemden istemeye geldiler. Hakan'a (Eratik) adet olduğu gibi tuzlu kahve yaptım." -Yeşim Salkım

"Cem'le (Öcal) 8 Ağustos'ta Bodrum'da teknede evleneceğiz. Ben bile koca buldum. Artık kimse evde kalmaz." -Rockçı Özlem Tekin

"Türkiye'nin en güzel kadını benim. Seda Sayan ve Hülya Avşar tahtlarını bana bırakacak." -Tuğba Ekinci

"Çok küçük yaşta girdiğim halde bu sektör başımı döndürmedi. Asla magazin sayfalarında olmak gibi bir derdim olmadı. Bu insanın aile yapısıyla ilgili sanırım." -Sedef Avci

varmiydi bilmiyorum aradim bulamadim varsa ozurr






Sen Vodafon Gibi Ani Yasarken, Ben Turkcell Gibi Her Yerde Seni Cekemmem!!!

FORUM KURALLARI
Bu mesajı bir moderatöre bildir
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Kullanıcının websitesini ziyaret et
Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git: